Koç Üniversitesi Suna-İnan Kıraç Akdeniz Medeniyetleri Araştırma Merkezince (AKMED) düzenlenen 2. Uluslararası Akdeniz Dünyasında Para Tarihi ve Nümismatik Kongresi Antalya'da başladı.

AKMED'de düzenlenen kongreye Vali Yardımcısı Hüseyin Ece, iş adamı İnan Kıraç ile Amerika Birleşik Devletleri, Almanya, Fransa, İngiltere başta olmak üzere dünyanın birçok bölgesinden para bilimci katıldı.

Kongrenin açılış konuşmasını yapan Antalya Vali Yardımcısı Hüseyin Ece, Anadolu'nun barındırdığı uygarlıkların dünyanın birçok ülkesindeki bilim insanını hala cezbetmeye devam ettiğini söyledi. Nümismatların da bu kapsamda Anadolu uygarlıklarına ait paraları incelediklerini ve bunların günümüze bıraktığı mesajları irdelediklerini ifade eden Ece, toplantının ikinci kez Antalya'da yapılmasının önemli olduğunu vurguladı.

İş adamı İnan Kıraç da Anadolu'nun barındırdığı zenginliklerin önemine dikkati çekti. Bu kültürlerin araştırılmaya devam ettiğini vurgulayan Kıraç, toplantıya ev sahipliği yapmaktan duyduğu memnuniyeti dile getirdi.

Kıraç, kongrede, Akdeniz'e ilişkin nümismatik konusunda çalışan bilim insanlarını bir araya getirerek özgün araştırmaların sonuçlarının paylaşılmasını ve bu alana bilimsel katkı sağlanmasını amaçladıklarını aktardı.

Kongre Düzenleme Kurulu Başkanı ve AKMED Merkezi Müdürü Prof. Dr. Oğuz Tekin de ikincisi düzenlenen kongrenin kapsamının bu yıl daha da genişletildiğini söyledi. Amerika Birleşik Devletleri ve Avrupa'nın birçok ülkesinden alanında uzman nümismatların katıldığını anlatan Tekin, para denilince akla sikkenin geldiğini ve günümüzden 2 bin 700 yıl önce Anadolu topraklarında Lidyalılar tarafından icat edildiğini belirtti.

Bu nedenle böyle bir kongrenin Türkiye'de yapılmasının önemli olduğunu dile getiren Tekin, farklı dönemlere ait sikkelerin inceleneceğini bildirdi.

"Nümismatikte Avrupa'dan gerideyiz"

Türkiye'nin nümismatik konusunda deneyimli olmasına karşın araştırmacı noktasında Avrupa'dan geride bulunduğunu anlatan Tekin, şöyle devam etti: 

"Nümismatik, bir anlamda arkeoloji ve tarihin bir parçası. Genç bilim adamlarımız bu konu üzerinde çalışıyorlar, yetişiyorlar. Arkeolojik kazılar çok fazla olduğu için bu kazılardan çıkan sikkeler bir şekilde değerlendiriliyor. Nümismatik, çok uzun süreden beri Avrupa'da yapılıyor. Türkiye'de de 50 yıldan bu yana profesyonel anlamda yapılıyor. Nümismatik çalışmaları son yıllarda biraz daha arttı. Arkeoloji ve tarih çalışmalarına göre daha az sayıda uzmanımız var. Ne yazık ki Avrupalı ve Amerikalı araştırmacılar bizden çok daha fazla. Bizden daha çok bu konuların üzerine düşüyorlar ve araştırıyorlar. Biz bir anlamda bundan pay kapmaya çalışıyoruz."

Yurt dışına kaçırılması


Türkiye'de sikkelerin para kazanma aracı olarak ön plana çıktığına işaret eden Tekin, yurt dışına kaçırmanın önüne geçilemediğini söyledi. Tekin, şunları kaydetti: 

"Sikkeler çok küçük objeler oldukları için yurt dışına kaçırılabilen en kolay parçalar. Yani bir heykel bir lahit gibi mimari parçaları kaçırmak zor ama sikkeler insanların cebinde dahi gidebilir ve metal oldukları için bozuk para olarak algılanır ve hiçbir işlem yapılmaz. Bu nedenle gümrüklerde ve havalimanlarında bir takım sikkelerin gittiğini biliyoruz. Avrupa ve Amerika'daki müzayede firmalarının satışlarında Türkiye kökenli pek çok sikke var. Bunlara engel olamıyoruz. Ama birtakım polisiye tedbirler varsa ve alınıyorsa duyum alındıysa Kültür ve Turizm Bakanlığı onların peşine düşüyor ve getiriyor. Böyle örnekler var."

Toplumun bu konuda çok bilinçli olmadığına dikkati çeken Tekin, "Sonuçta işin ucunda para var. O objeye para olarak bakıldığı için elinde bir şekilde bir sikke olan onu müzeye teslim etmek yerine 'Ben bundan nasıl para kazanırım, nasıl değerlendiririm' diye bakıyor. Ülkemize ait bu değerlerin korunmasını ilkokuldan başlayarak eğitimli nesillerle aşabiliriz." diye konuştu.

8 Ocak'ta sona erecek kongrede, para kavramının ortaya çıkışı ve sonrasında sikkenin icadından Bizans döneminin sonuna kadar Akdeniz coğrafyasının para ve ekonomi tarihi ile bu coğrafyada basılmış veya dolaşım görmüş sikkeler tartışılacak.