KULLANICI GİRİŞİ GİRİŞ

Menü

ok tuşları ile geçiş yapabilirsiniz
Bitiş: 26 Mayıs 2018 - 13:00:00

KALAN SÜRE

Pey Verme Süresi Bitmiştir.

LEYLA HANIM. Divan-ı Leyla Hanım. Kahire: Bulak, 1260 [1844]. 43, 59 s., 25x16cm.,

LOT NO: 309

AÇILIŞ FİYATI

1.500

Her dörtlü sayfası sarı, mavi, pembe, yeşil, beyaz kâğıtlara basılmış özel bir Saray nüshası

sırtı deri, kapakları kabartmalı bez cildinde, Özege 4177. Lirik aşk şiirleriyle tanınan divan şairimiz Leyla Hanımİstanbul’da doğdu. Kazasker Moralızâde Hâmid Efendi’nin kızıdır. Hayatı hakkında fazla bilgi olmadığı gibi doğum tarihi de bilinmemektedir. Kendi şiirlerinden anlaşıldığı üzere dayısı Keçecizâde İzzet Molla’dır. Divanında kendisine şiirde yol göstermiş olan İzzet Molla’yı üstadı ve hocası olarak gösteren ifadelerin yer aldığı görülür. Leylâ Hanım ilk baskı,, kültürünü içinde bulunduğu münevver aile çevresinden alarak yetişmiştir. Genç yaşta evlenmişse de geçinemediği kocasından bir hafta içinde, bir rivayete göre ise daha nikâh gecesi ayrılmıştır. Hassas ve ince yaratılışta, hür düşünceli bir kadın olması dolayısıyla evliliği sürdüremediği söylenir.Leylâ Hanım’ın şiirlerinden onun Saray çevresiyle ilgisi bulunduğu belli olmaktadır. Babasının ölümüyle hayatının sonlarına doğru geçim sıkıntısı içine düşünce II. Mahmud için yazdığı kasidede durumunu anlatarak ondan yardım dilemektedir. Esmâ Sultan’a da bu yolda yazdığı şiirler vardır. Sarayla ilgisinin sürdüğünü gösteren tarih manzumeleri arasında hükümdarın kızlarının doğumu hakkında, Fatma ve Münîre sultanların düğünleriyle Şehzade Abdülmecid ve Abdülaziz’in sünnetlerini tebrik eden kıtaları göze çarpar. II. Mahmud’un kızı Atiye Sultan’ın doğumu münasebetiyle söylediği tarih manzumesinde hükümdardan sürgünde bulunan dayısı İzzet Molla’nın affını talep etmektedir. Hayatının son yıllarında Mısır’da divanı basılan Leylâ Hanım İstanbul’da 1847 yılında öldü ve Mevlevîliğe bağlılığı dolayısıyla Galata Mevlevihane’sinin bahçesindeki kabristana gömüldü. Divanı ilk baskı olarak Kahire Bulak Matbaası’nda1260 [1844], daha sonra yazdığı şiirlerinin de ilâvesiyle İstanbul’da taş baskısı olarak (1267) yayımlandığı gibi, biri tarihsiz, diğerleri 1299, 1928 ve 2003 (haz. Mehmet Arslan) tarihli olmak üzere dört baskısı daha yapılmıştır.