KULLANICI GİRİŞİ GİRİŞ

Menü

ok tuşları ile geçiş yapabilirsiniz
Bitiş: 28 Kasım 2018 - 23:00:00

KALAN SÜRE

Pey Verme Süresi Bitmiştir.

Personal Recollections of Notable People at Home and Abroad with Other Papers Dodd Mead & Company

LOT NO: 491

AÇILIŞ FİYATI

1.000

[İlk defa görülen bir hatırat (2 cilt)]
Charles K[eating]. Tuckerman

Personal Recollections of Notable People at Home and Abroad with Other Papers Dodd Mead & Company, New York, 1895. 2 cilt: xiv, 342 s., 1 levha; xi,349, [1] s., 19.5x12.5 cm., bez ciltlerinde. Charles K. Tuckerman (1827-1896) Amerikalı diplomat ve yazardır. 1868-1871 arasında ABD’nin ilk Yunanistan büyükelçisi olmuştur. Ülkemizde hiç tanınmayan bu hatırat/seyahatnamenin 2. cildinin büyük bölümü Türkiye ile ilgilidir. Yazar Yunanistan’daki görevinin son yılında (1871) doktor tavsiyesi üzerine İstanbul’a gider. Kolera salgını nedeniyle karantinaya yakalanmamak için hemen dönüşe geçse de Delos adasında uzun süren karantina uygulamasına yakalanmaktan kurtulamaz. Adada karantina altında geçirdiği günleri uzun uzun anlatır. Temsil ettiği şirketin Osmanlı hükümetinden alacağının ödenmesi için temaslarda bulunmak üzere 1876’da İstanbul’a bir seyahat daha yapar. Osmanlı yönetiminin idare anlayışını yansıtan bu temasların uzun uzun anlatıldığı ilk bölüm oldukça ilginçtir. Sonraki bölümde Abdülaziz’in hal edilmesi ve ölümü, Çerkes Hasan Olayı, V. Murad’ın kısa süren saltanatı ve yeni padişah Abdülhamid’e güven mektubunu veren ABD büyükelçisi H. Maynard’a eşliğinde huzura kabul töreni ve Abdülhamid’in diş hekimi korkusu anlatılır. Ağrıyan dişini çektirmek için Péra’daki diş hekimini defalarca Saray’a getirten Abdülhamid bu ziyaretlerin hiçbinde dişini çektirecek cesareti bulamaz. Sonraki bölümde Hidiv İsmail Paşa’nın uzun yıllar hususi hekimi olarak görev yaptıktan sonra emekliliğinde kendisine ödül olarak verilen Bursa’daki arazide modern ziraat yöntemlerinin tatbik edildiği bir çiftlik kuran My Reminiscences’in yazarı Fanny Blunt’un amcası John Zohrab’ı ziyaret eder. Takibeden bölüm Türk kadınınının ulaşılmazlığını ele alır. Yabancıların sosyal hayattan kopuk olarak yaşayan Türk kadınları ile birliktelik yaşamasının imkansızlığı, kadınların harem dışındaki dünya algısı anlatılır. Sonraki bölümde yazarın İstanbul’a yaptığı ilk ziyaret sırasında merak duyup araştırdığı Çerkes köle ticareti anlatılır. Padişah iradesi ile yasaklanmış olmasına rağmen gizli gizli köle ticareti yapmaya devam eden bir Çerkes kamu görevlisinin yardımıyla kölelerin sergilendiği bir eve gider ve satın alınmak için yanıp tutuşup güzel bir hayata adım atmayı isteyen köle kızlarını inceler.