KULLANICI GİRİŞİ GİRİŞ

Menü

ok tuşları ile geçiş yapabilirsiniz
Bitiş: 26 Mayıs 2018 - 13:00:00

KALAN SÜRE

Pey Verme Süresi Bitmiştir.

SEHER ABDAL. [İstanbul: Matbaa-i Amire], (?) basım yılı belirtilmemiş. 27s., 22x13,5 cm.,

LOT NO: 330

AÇILIŞ FİYATI

700

Helvâ vü Nân.

sırtı deri kapakları ebrulu karton cildinde, Özege Kataloğu’nda yok. Seher Abdal, Seher veya Seheri mahlaslarını kullanan şairin hayatı hakkında eski kaynaklarda herhangi bir bilgi bulunmamaktadır. Cönklerde ve mecmualarda çok sayıda şiiri yer alan Seher Abdal’ın bir de Helvâ vü Nân isimli mesnevisi vardır. Seher Abdal, 138 beyitlik bu küçük mesnevide bir derviş ile bir Harici ve oğlu arasında Belh şehrinde geçen olayı anlatmaktadır. Son derece kötü özelliklere sahip Harici’nin şahsında Haricilere olan olumsuz duygularını; Hz. Ali muhibbi dervişle Harici’nin oğlunun şahsında ise, Hz. Ali taraftarlarının iyiliğini ve kendisinin Hz. Ali’ye, ailesine, on iki imama duyduğu aşırı sevgiyi dile getirmektedir. Hikâyede Hızır ve Hz. Ali’nin mucizelerine/kerametlerine de yer veren şair, nebi olduğunu işaret ettiği Hızır’la Hz. Ali’yi özdeşleştirmemekte; Hz. Ali’yi Hızır tarafından tavaf edilen ve ona emreden biri olarak Hızır’dan üstün tutmaktadır. Şair, Helvâ vü Nân’ın beyit sayısının toplamını “1+3+8: 12” olacak şekilde düzenlemek suretiyle de on iki imama olan bağlılığını vurgulamaktadır. Mesnevide “helva” ve “nan”a farklı bir anlam yüklemeyen Seher Abdal, Doğu kültüründe ölenlerin canı için yapılan ve günümüzde de devam eden helva ve ekmek dağıtma geleneğinin, eskiden İran’da Hz. Ali aşkına helva ve ekmek dağıtmak şeklinde yaşatıldığını ortaya koymaktadır.